Karadeniz'de doğa her zaman söz sahibidir. Dik yamaçlar, her an öfkelenmeye hazır dereler ve aşılamaz vadiler... Ancak Karadeniz insanı, doğayla savaşmak yerine onunla yaşamayı öğrenmiştir. Bu uyumun en güzel kanıtı ise, bölgenin hırçın sularının üzerine birer "taş gerdanlık" gibi dizilmiş olan Tarihi Taş Kemer Köprülerdir.
Yakınımdaki Doğa olarak bu hafta rotamızı Rize'nin en büyüleyici iki vadisine; Fırtına ve İkizdere'ye çeviriyor, 18. ve 19. yüzyılın ustalık eserlerini inceliyoruz.
Fırtına Vadisi'nin Zarif Kemerleri
Çamlıhemşin sınırları içinde yer alan Fırtına Vadisi, kemer köprü mimarisinin en yoğun görüldüğü yerdir. Bu köprülerin neredeyse tamamı "tek gözlü" yani tek kemerli olarak inşa edilmiştir.
Neden Tek Kemer? Bölgenin ani su taşkınlarına ve sel felaketlerine karşı dirençli olması için köprü ayakları sağlam kayalara oturtulmuş, suyun geçiş alanı daraltılmamıştır.
Vadinin Gözdeleri:
Şenyuva (Çinçiva) Köprüsü: Vadinin en popüler ve fotojenik köprülerinden biridir. Yeşilin her tonunu görebileceğiniz bir manzaraya sahiptir.
Timisvat (Osmanlı) Köprüsü: Fırtına Deresi ile Hala Deresi'nin birleştiği noktada yer alan, zarif eğrisiyle dikkat çeken bir yapıdır.
Mikron Köprüsü: Doğa yürüyüşçülerinin uğrak noktası olan, ormanın derinliklerinde kalmış etkileyici bir eserdir.
İkizdere Vadisi'nin Gizli Kahramanları
İkizdere Vadisi, Fırtına'ya göre daha sert bir coğrafyaya sahiptir. Buradaki köprüler, eski kervan yollarını bağlamak ve yaylalara ulaşımı sağlamak için hayati bir öneme sahipti.
Mimari Detaylar: İkizdere'deki köprülerde kullanılan kesme taşlar, yörenin kendi taş ocaklarından elde edilmiş, harç olarak da kireç ve yumurta akı gibi geleneksel bağlayıcılar kullanılmıştır.
Güneyce ve Şimşirli Köprüleri: Vadinin girişinde ve derinliklerinde yer alan bu köprüler, hem tarihi dokuyu koruyan yapıları hem de etraflarındaki el değmemiş doğayla ziyaretçilerini büyüler.
Ziyaretçiler İçin İpuçları
Fotoğrafçılık: Sabahın erken saatleri, dereden yükselen sis ile köprülerin mistik bir hava kazanmasını sağlar.
Dikkat: Köprülerin taş yüzeyleri yağışlı havalarda çok kaygan olabilir, yürüyüş ayakkabısı şarttır.