Karadeniz’in vahşi ve dik yamaçlarından sıyrılıp, gökyüzüne yakın düzlüklere ulaştığınızda doğanın ne kadar kusursuz bir sanatçı olduğuna şahit olursunuz. Ordu’nun Aybastı ilçesinde, yaklaşık 1500 metre rakımda yer alan Perşembe Yaylası, tam da böyle bir şaheserdir. Yakınımdaki Doğa olarak bu yazımızda, yeşil bir halının üzerinde gümüş bir kolye gibi parlayan eşsiz menderesleriyle dünya çapında üne kavuşan bu doğa harikasını keşfe çıkıyoruz.
Doğanın Kusursuz Geometrisi Menderesler
Perşembe Yaylası’nı diğer tüm Karadeniz yaylalarından ayıran en büyük özellik, şüphesiz ki menderesleridir. Suyun eğimin azaldığı yerlerde hızını kaybederek kendi yatağında oluşturduğu bu devasa "S" harfi şeklindeki kıvrımlar, dünya üzerinde eşine çok az rastlanan bir coğrafi fenomendir. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında, eriyen karların canlandırdığı çayırların arasından süzülen bu suları izlemek, insana zamanın yavaşladığını hissettirir.
Kamp Ateşi ve Yıldızların Altında Bir Gece
Burası, "Sırt çantamı alıp doğanın kalbinde uyanmak istiyorum" diyenler için bir cennettir. Mendereslerin çevresindeki düzlükler, kamp kurmak için muazzam alanlar sunar. Sabah çadırınızın fermuarını açtığınızda doğrudan bu kıvrımlı sulara ve otlayan koyun sürülerine bakarak uyanırsınız. Şehir ışıklarından tamamen izole olan yayla, gece olduğunda gökyüzünü bir planetaryuma çevirir; Samanyolu galaksisini çıplak gözle izlemek burada sıradan bir aktivitedir.
Doğa Fotoğrafçıları İçin Bir Açık Hava Stüdyosu
Perşembe Yaylası, makinenizin deklanşörüne her bastığınızda bir tablo yakalayacağınız nadir yerlerdendir. Eğer bir dronunuz varsa, mendereslerin o eşsiz labirent dokusunu kuşbakışı çekmek, portföyünüzün en değerli parçalarından biri olacaktır. Dronunuz yoksa üzülmeyin; yaylaya hakim tepelerden, özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşan ters ışıkla, suyun üzerindeki altın sarısı yansımaları yakalayabilirsiniz.
Yayla Kültürü ve Oksijen Deposu Yürüyüşler
Sadece manzara değil, Perşembe Yaylası aynı zamanda Karadeniz’in otantik göçer kültürünü deneyimleyebileceğiniz canlı bir ekosistemdir. Çam ormanları ile kaplı yürüyüş parkurlarında trekking yaparken bol oksijen ciğerlerinizi temizlerken, yöre halkının yüzyıllardır sürdürdüğü yaylacılık geleneğine de yakından tanık olabilirsiniz.
Yakınımdaki Doğa’nın Notu: Perşembe Yaylası'na giderken yanınıza mutlaka kalın kıyafetler alın; zira 1500 metrede yaz ortasında bile akşamları serin bir rüzgar sizi karşılar. Doğaya sadece ayak izinizi bırakmayı ve bu eşsiz menderesleri korumayı unutmayın!