"Yakınımdaki Doğa" rotalarımızda bu hafta, rutinimizden çıkıp yönümüzü ormanların sessizliğine değil, İstanbul’un o eşsiz topografyasını en iyi okuyabileceğimiz tarihi bir zirveye, Galata Kulesi'ne çevirdik. "Bir doğa sitesinde Galata Kulesi'nin ne işi var?" diye düşünebilirsiniz. Ancak bizim için doğa sadece ağaçlardan ibaret değil; rüzgarın yönünü, denizlerin buluşmasını ve göçmen kuşların rotalarını izleyebildiğimiz her yer aslında doğanın ta kendisidir.
Daracık ve yokuşlu Karaköy sokaklarından kuleye doğru tırmanırken, yüzümüze vuran o keskin Boğaz rüzgarı, bizi nasıl bir manzaranın beklediğinin ilk habercisiydi.
Taş Duvarların Sakinleri: Ebabil Kuşları
Kulenin dibine vardığımızda, kafamızı kaldırıp o devasa taş yapıya baktık. Çoğu turistin gözden kaçırdığı harika bir doğal döngüye şahit olduk: Kule sadece tarihi bir anıt değil, aynı zamanda binlerce Ebabil kuşunun evidir. Hatta kulenin yakın zamanda geçirdiği o büyük restorasyonda, iskeleler sırf bu kuşların göç ve üreme yolları kapanmasın diye özel olarak düzenlenmişti.
Yüzlerce metre yüksekte, taş oyuklarının arasında yuva yapan bu kuşların kule etrafındaki o baş döndürücü dansını izlemek, şehrin tam kalbinde hala vahşi bir ekosistemin nefes aldığını bize kanıtladı.
Haliç ve Boğaz'ın Kesişim Noktasında 360 Derece
Kulenin dar merdivenlerinden (ve asansöründen) geçip o meşhur seyir terasına adım attığımızda, İstanbul’un coğrafyası tam anlamıyla ayaklarımızın altındaydı. Burası bir binadan çok, devasa bir haritanın tam ortasında durmak gibi. Bir yanımızda suların altın gibi parladığı Haliç (Altın Boynuz), diğer yanımızda Karadeniz ile Marmara'yı birbirine bağlayan o güçlü akıntısıyla İstanbul Boğazı...
Biz özellikle gün batımı saatlerini tercih ettik. Güneş, Tarihi Yarımada'nın tepelerinden yavaş yavaş batarken, gökyüzünün kızıla, suyun ise laciverde döndüğü o kısacık an, rüzgarın uğultusuyla birleşerek muazzam bir doğa olayına dönüştü. Galata Kulesi'nin balkonunda dururken altınızdan akıp giden şehrin gürültüsü siliniyor; geriye sadece rüzgar, deniz ve gökyüzü kalıyor.
Eğer İstanbul'un coğrafi büyüklüğünü ve suların o muazzam buluşmasını bir kuşun gözünden deneyimlemek isterseniz, Galata Kulesi'nin rüzgarlı terası sizi bekliyor.
"Not: Galata Kulesi artık MüzeKart ile ziyaret edilebiliyor ancak yoğunluktan dolayı kapıda uzun sıralar olabiliyor. Rüzgarda fazla üşümemek için ziyaretinizi dijital kanallardan planlamanızı öneririz."